Tuz insan hayatı için sadece sofrada gıda maddesi olarak tüketilmenin dışında çağımızda kullanım alanı genişleyip, kimya sanayiinin önemli girdilerinden biri haline gelmiştir. Sanayide gelişmiş ülkelerde tuz tüketiminin %60-70′ini kimya sanayii teşkil etmektedir. Gelişmekte olan ülkeler arasında yer alan ülkemizde de tuzun önemi küçümsenemez.
Ekonomik değer taşıyan tuz kaynakları katı ve sıvı olarak ikiye ayrılmaktadır. Tuz sıvı halde denizlerde, tuzlu göllerde, tuzlu su kaynaklarında ve katı halde de kaya tuzu şeklinde bulunmaktadır...
Bitmez ve tükenmez tuz kaynağı olan denizler dünyamızın en büyük tuz rezervlerini teşkil etmektedirler. Vücudumuzda protein, yağ, karbonhidratlar ve su ile birlikte, kalsiyum, fosfor, sodyum, klorür, potasyum, kükürt, magnezyum gibi iyonlar bulunur. Bunlardan sodyum, klorür, potasyum ve kalsiyum iyonları vücudun elektrolit dengesini sağlar. Bu iyonların insan vücudunda belirli bir değerden az veya fazla olması elektrolit dengeyi bozacağından vücutta bir takım rahatsızlıklara neden olmaktadır. Sözü edilen iyonlardan sodyum ve klorürü bir arada tuzda bulmak mümkündür.
Saf tuz yaklaşık %40 oranında sodyum ve %60 oranında klorür içermektedir. Çeşitli nedenlerle vücutta azalan sodyum ve klorür ihtiyacının büyük bir kısmı tuzdan sağlanır.
Tuz insan vücudunun fonksiyonlarını devam ettirebilmesi için gerekli olduğu kadar, endüstriyel amaçlarla bir çok sektörde kullanılmaktadır. Örneğin gıda, tekstil, deri, kimya, metalürji sektörlerinde ve hayvancılıkta kullanılmaktadır. Endüstriyel amaçlarla kullanılacak tuzun da yabancı maddelerden arındırılmış, temiz, kuru, saf ve akışkan olması gerekmektedir.
TUZ NEDİR?
Tuz sodyum ve klor elementlerinden oluşur ve 1 gram tuzun suda çözülmesi ile 0,6 gramını kloriyonu ve 0,4 gram sodyumiyonu ortaya çıkar. Yetişkin bir insanın vücudunda 100 gram sodyum ve 77 gram klor bulunur. Bu elementler kan, lenf, hücreler, dokular, kemik, kıkırdak ve kirişlerde bulunur. Klor ayrıca mide asidi için gereklidir.
Sodyum iyonu vücudun osmotik (geçişmel, geçişen) yapısında çok önemli rol oynar. Yani hücrelere besleyici maddenin (vitamin, mineral, enzim, amino asit ve glukoz gibi) girişi ve hücrelerdeki artık maddelerin dışarı çıkarılmasında, kısaca transportta rol oynar. Ayrıca sinir ve kaslarda uyarıları iletmede rol oynar. Sodyum-potasyumla birlikte hücrelere giriş ve çıkışları kontrol ederler.
Kloriyonunun yetersizliği kanın pH-değerinin asitleşmesine buda asidoza sebep olur, asidozsa çok tehlikeli bir durumdur. Asidoz böbrek zafiyeti, akçiğer iltihaplanması, aşırı kusma ve ishale sebep olur. Klor bilindiği gibi şehirlerin su şebekesine katılır, çünkü klor mikropları öldürür. Klor aynı şekilde bağırsaklardaki zararlı bakterilere ve bunların üretiği zehirli gaz ve zehirli alkolleri zararsız hale getirir.
Tuz tansiyonu ne zaman yükseltir, şayet kişi daha önce böbrek iltihaplanması geçirmiş ve bu iltihaplanma kronikleşmişse, bu ağrı vermez. Kişi kronik böbrek ağrılarını unutur, fakat böbrekler kronik iltihaplı olması nedeniyle sodyumlu birleşikleri süzemez.
Böylece kanda sıvı oranı artar ve buda yüksek tansiyona sebep olur. Örenğin sodyum (Na+) ve karbonik asit (HCO3-) birleşerek sodyumhidrojen karbonat (NaHCO3) oluşur ve bu dışarı atılamaz. Yani bu sadece kronik böbrek iltihabı olanlarda olabilir aksi halde tuz yüksek tansiyona sebep olmaz.
TUZ'UN PÜF NOKTALARI
:: |
Salçanın üzerinde küf oluşuyorsa tuz ve zeytinyağı ile bir tabaka yapılması küflenmesini engelleyecektir.Ayrıca uzun süre saklanmasını da kolaylaştıracaktır. |
:: |
Kuru baklagilleri haşerattan korumak için içine tuz atmak yeterli olur. |
:: |
Lavbodan kötü kokular geliyorsa içine bir avuç kalın tuz atmak fayda verir. |
:: |
Yemeklerde tuz en son koyulursa hem yemek lezzetli olur hem de daha çabuk pişer. |
:: |
Yemek tuzluysa fazla tuzunu almak icin, 1 adet patatesi soyup yemeğinize doğrayın. Bir kaç dakika kaynatın. |
:: |
Yumurtaların kolay soyulması için tuzlu suda haşlayın. |
:: |
Ekmekleriniz küflenmesini önlemek için ekmek kutusuna biraz tuz koyun. |
:: |
Elinize sinmiş balık kokusundan kurtulmak için, TUZ'a batırılmış bir parça limon kabuğunu avuçlarınızın içinde ovalayıp suyla durulayın. |
:: |
Buzdolabınız bozuldu ise, temiz bir kovayı musluk suyu ile doldurun. İçine bir çorba kaşığı tuz atın, şişeleri daldırın yeterince soğuyacaktır. |
:: |
Cevizlerin kabuklarını kolayca açabilmek için onları bir gece tuzlu suyun içerisinde bekletin. |
:: |
Sürahinizin dibi kir tutmuş ise, içine bir avuç tuz ile sirke koyup çalkalayınız tertemiz olacaktır. |












